Klinik stajıma Avrupa’nın en büyük hastanesi olduğunu öğrendiğim Gasthuisberg Hastenesinin üroloji servisinde başladım..Stajın ilk gününde hastanede kaybolmam pekte şaşırtıcı değildir sanırım. Zaten bu günlerde biryerlerde kaybolmak benim için çok sıradan olmaya başladı.
Belçika’da hastabakıcıların olmadığını, hastalara tüm bakımı hemşirelerin verdiğini daha önceden öğrenmiştim fakat bu kadar yorucu olabileceğini tahmin etmemiştim. Türkiye’de hastaneye 8,5 ta zor yetişirken burada tam 7 de hastanede olmak zorundayım. Öğle molası 1,5 saat yetermi diye feryat ederken şimdi sadece 45 dakikam var :( Gezmek niyetiyle geldiğim yerde çalışmaktan yorgun düşüyorum diyebilirim. :( Güzel yanlarından da bahsetmek isterim ki bu hastanede malzeme sıkıntısı yok, hasta odaları en fazla iki kişilik, hemşireler gereken her türlü bakımı hastalara rahatlıkla sağlayabilmekte ve hemşire,doktor,hasta ilişkisi çok güzel. Ayrıca Belçika’da bayan hemşireler kadar erkek hemşireler de görev almakta. Farkı farkedince neden bizde aynı şartlarda çalışamıyoruz ya da hastanelerde aynı ilgi ve bakımı alamıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Umarım ülkemdeki sağlık alanında yapılan yenilikler hem hastaların hem de hemşire olarak kendi haklarımızın daha iyi korunabilmesi ve koşulların iyileştirilmesi adına faydalı olur. Sağlıklı kalın…