Bir çok kişinin tavsiyesi üzerine geçen hafta sonu Ege’nin en güzel koylarını dolaşmak üzere kuzenimle birlikte Muğla Gökova tekne turuna katıldık. İlk kez tekne turuna katıldım ve başlangıçta bütün gün denizde olmanın sıkıcı olacağını düşünmüştüm fakat deniz, manzara öylesine muhteşemdi ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadan akşam oldu. Yeşil ve mavinin bütün tonlarını taşıyan bu manzara karşısında büyülenmemek elde değil. Bu tür turlara katılmak, rehber eşliğinde olması ve kara yolu ile ulaşılması mümkün olmayan koylara ulaşmak nedeniyle büyük avantaj. Gezi sırasında Akvaryum Koyu, İnce Kum, içinde dünyada eşi benzeri olmayan, dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen kumu ile meşhur Kleopatra Koyu ve M.Ö. 6. yy.’dan kalan Kayra Krallığı kalıntılarının bulunduğu Sedir Adası, Tavşanlı Ada ve Lacivert Koy’u ziyaret edip doya doya denizin tadına vardık. Tadı damağımda kalan bu güzel günde bana eşlik eden kuzenime teşekkür ederek videoya onun sevdiği ve dinlemekten sıkılmadığı şarkıyı ekliyorum ;))14 Ağustos 2008 Perşembe
Gezelim Görelim (Gökova/MUĞLA)
Bir çok kişinin tavsiyesi üzerine geçen hafta sonu Ege’nin en güzel koylarını dolaşmak üzere kuzenimle birlikte Muğla Gökova tekne turuna katıldık. İlk kez tekne turuna katıldım ve başlangıçta bütün gün denizde olmanın sıkıcı olacağını düşünmüştüm fakat deniz, manzara öylesine muhteşemdi ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadan akşam oldu. Yeşil ve mavinin bütün tonlarını taşıyan bu manzara karşısında büyülenmemek elde değil. Bu tür turlara katılmak, rehber eşliğinde olması ve kara yolu ile ulaşılması mümkün olmayan koylara ulaşmak nedeniyle büyük avantaj. Gezi sırasında Akvaryum Koyu, İnce Kum, içinde dünyada eşi benzeri olmayan, dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen kumu ile meşhur Kleopatra Koyu ve M.Ö. 6. yy.’dan kalan Kayra Krallığı kalıntılarının bulunduğu Sedir Adası, Tavşanlı Ada ve Lacivert Koy’u ziyaret edip doya doya denizin tadına vardık. Tadı damağımda kalan bu güzel günde bana eşlik eden kuzenime teşekkür ederek videoya onun sevdiği ve dinlemekten sıkılmadığı şarkıyı ekliyorum ;))9 Ağustos 2008 Cumartesi
Gezelim Görelim (Urla/İZMİR)
Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba. Ülkeme dönüşümle başlayan yoğun sınav ve staj dönemimin ardından biraz dinlenmek istedim ve yeni yerler görmek için yola çıktım. Bu bölümde Urla'dan bahsedicem.Urla, İzmir'in yaklaşık 40 km batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezi. İzmir'in en eski semti olan Urla'nın tarihi M.Ö 2000'li yıllara uzanmaktadır. İş stresinden, şehrin gürültü ve karmaşasından uzaklaşmak isteyenler soluğu Urla'da alabilir. Yeşilin ve mavinin bir arada olduğu Urla’ya gelen günübirlikçi ziyaretçiler, güneşin ve denizin tadını doyasıya çıkarabilir. Üçkuyular'dan Urla'ya kalkan belediye otobüsleride arabası olmayan ziyaretçiler için ayrı bir avantaj. :) Üç tarafı denizlerle çevrili Urla uzun sahil bandına sahip. Sahil boyunca denize girebileceğiniz kamplar hatta hem denize girebileceğiniz hemde dinlenip manzaranın keyfini çıkarabileceğiniz çay bahçeleri ve kafeler yer almakta. Yaz aylarının gelmesi ile canlanan Urla sahilleri her kesimden, her yaştan insanı misafir etmekte. Küçük çarşısında bir çok balıkçıya rastlayabilir ve Urla'nın taze balıklarından satın alabilirsiniz. Güzel doğası, cana yakın ve misafirperver halkı, tarihi binaları ve sokakları ile, kalabalık caf caflı tatil yerlerinden farklı, sessiz sakin bu şirin ilçeyi keşfetmekte geç kalmamanız dileğimle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)