29 Şubat 2008 Cuma
KAHROLSUN pkk !!!
Gezelim Görelim (Brüksel, Turnhout)
Geçen hafta sonunda Brüksel'i gezdikten sonra haftanın ilk iki gününü de Turnhout'ta geçirdim. Eğlenceli geçen günlerin ardından sanırım buraya alışıyorum. İlk haftalarda hissettiğim o yabancılık günden güne azalıyor.Brüksel Belçika'nın ve Avrupa Birliği'nin başkenti. Fransız ve Fleman kültürünün karakterlerini bir arada yansıtan ülke, dünyanın dörtbir yanından gelen turistlerle kosmopolitan bir hava içerisinde. Bu canlı atmosfer Brüksel'de daha fazla değer kazanıyor. Orta Çağ'dan kalma caddeler ve binalar, insanlarla kaplı büyük alan, etkileyici anıtlar, parklar, cafeler, sokak sanatçıları hepsi birbirinden etkileyiciydi. Eminim göremediğim daha birçok güzellik vardır fakat zamanımız kısıtlı olduğu için devamını sonraki günlere bırakarak şehirden ayrıldık.
Seminer amaçlı gittiğim Turnhout'ta ise yurtdışından gelen diğer hemşire öğrencilerle birlikteydim. Seminerin ardından geceyi bir orman kampında Belçika'lı öğrencilerin hazırladığı eğlenceye katılarak geçirdim ve ertesi gün şehri gezdim. Turnhout küçük meydanı, büyük bir kilisesi, tüm kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği büyük bir sanat merkezi, tarihi binaları olan küçük ve sakin bir şehir.Yağmur altında şehri tanımak güzeldi ama kısa bir süre sonra burnumu çekmeye başladığımda bu gezinin benim için pekte hoş sonuçlanmayacağını farkettim ve hala sesim kısık, boğazım acıyor :( Belçika'yı keşfe burada ara veriyorum. Bakalım bu hafta beni neler bekliyoooor :))
24 Şubat 2008 Pazar
The Last Stop
Geçen Cuma günü nereye gittiğimizden bahsetmezsem olmaz. Hadi biraz eğlenelim. Farklı bi okulda derse gitmek üzere otobüse bindik.Az gittik uz gittik yeni yeni yerlerden geçtik. Yine last stop deyinceye kadar inmedik ve Leuven’den çıkıp Wakkerzeel’e vardık. Neyse ki yalnız başıma kaybolmuyorum gurbet ellerde.Wakkerzeel Avrupa’da her yıl gerçekleşen ünlü rock konserlerinin yapıldığı yer. Konsere yetişemesemde yapıldığı alanı görebildim.:P Wakkerzeel bahçeli müstakil evlerle dolu, çarsısı, bakkalı olmayan küçük bir şehir. İnsanların çoğu çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşıyor. Evleri, bahçeleri, hayvanlarını besledikleri yerler dahi öylesine güzel ve temizdi ki sanki bu işleri hobi olarak yapıyorlarmış izlenimi verdi bana. Bir yandan şehrin güzelliğini seyrederken diğer yandan da nasıl döneceğimizi düşünüyorduk. Ve ilk gördüğüm kişiye yaklaşarak Leuven’e nasıl gidebileceğimizi sorduk, çünkü indiğimiz duraktan Leuven otobüsü kalkmıyordu. Karşılaştığımız kişi durağın çok uzakta olduğunu söyledi ve bize otostop çekmemizi önerdi. Bir bu eksikti zaten!!! :) Daha sonra kendi arabalarıyla bizi götürebileceklerini söylediklerinde hiç düşünmeden tekliflerini kabul ettim. Hiç bilmediğim bir yer , hiç tanımadığım insanlar… Ve biz arabalarında bilmediğimiz bir yönde ilerliyorduk. Bize Çek misiniz diye sordular. Hiçte benzemiyoruz ama
neden sordular anlamadım. Hahaha…. Nedense bu yabancılara karşı garip bir güven duygusu besliyorum. Ya da zor anlarımda başka çarem olmadığı için güveniyorum onlara. :) Neyse ki güvenimi sarsmadılar ve bizi durağa kadar götürdüler. Güne güzel bir başlangıcın ardından elbette ki dersi kaçırmıştık ama yeni bir şehri tanımak güzeldi.
21 Şubat 2008 Perşembe
UZ Gasthuisberg Hastanesi
Klinik stajıma Avrupa’nın en büyük hastanesi olduğunu öğrendiğim Gasthuisberg Hastenesinin üroloji servisinde başladım..Stajın ilk gününde hastanede kaybolmam pekte şaşırtıcı değildir sanırım. Zaten bu günlerde biryerlerde kaybolmak benim için çok sıradan olmaya başladı.
Belçika’da hastabakıcıların olmadığını, hastalara tüm bakımı hemşirelerin verdiğini daha önceden öğrenmiştim fakat bu kadar yorucu olabileceğini tahmin etmemiştim. Türkiye’de hastaneye 8,5 ta zor yetişirken burada tam 7 de hastanede olmak zorundayım. Öğle molası 1,5 saat yetermi diye feryat ederken şimdi sadece 45 dakikam var :( Gezmek niyetiyle geldiğim yerde çalışmaktan yorgun düşüyorum diyebilirim. :( Güzel yanlarından da bahsetmek isterim ki bu hastanede malzeme sıkıntısı yok, hasta odaları en fazla iki kişilik, hemşireler gereken her türlü bakımı hastalara rahatlıkla sağlayabilmekte ve hemşire,doktor,hasta ilişkisi çok güzel. Ayrıca Belçika’da bayan hemşireler kadar erkek hemşireler de görev almakta. Farkı farkedince neden bizde aynı şartlarda çalışamıyoruz ya da hastanelerde aynı ilgi ve bakımı alamıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Umarım ülkemdeki sağlık alanında yapılan yenilikler hem hastaların hem de hemşire olarak kendi haklarımızın daha iyi korunabilmesi ve koşulların iyileştirilmesi adına faydalı olur. Sağlıklı kalın…
18 Şubat 2008 Pazartesi
Yaban Ellerde İLk Hafta
İlk haftamı tüm yabancı öğrencilerle birlikte geçirdim. İlk gün keyifliydi sadece hi! See u later demek yetiyordu, sonrası tam bir komedi.
Terminal filmindeki Tom Hanks’in oynadığı karakterden farkım yoktu diyebilirim :P Tüm hafta boyunca rehberle birlikte Leuven’i gezdik. Soğuk havada akşama kadar gezinti yapmak pek keyif verici değildi açıkçası.
%90 ı öğrenci olan tarihi şehir Leuven’de saat 18:00’de tüm dükkanlar, mağazalar, marketler, lokantalar kapanıyor ve hayat barlarda devam ediyor.Bunu ilk akşam yemeği için dışarı çıktığımızda anladık. Yemek yiyebileceğimiz tek yer dahi yoktu. Aç kalınca ah memleketim, ülkem dediğim özlem içeren cümleler kurmaya başlamıştım bile…
İlk dikkatimi çekenlerden biriside trafik oldu. Karşıdan karşıya geçerken (yaya geçidini kullanmak şartıyla) arabalar ne kadar hızla gelirse gelsin hemen durup yayaların geçmesini bekliyorlar. Hiç alışkın olmadığım bu durum şimdilik çok keyif verici fakat Türkiye’ye döndüğümde bir trafik kazasına kurban gitmem an meselesi olabilir. Diğer önemli bir noktada burada her şey aşırı pahalı. Türkiye’de 1 haftada harcıyacağınız parayı burada 1 günde harcayabilirsiniz. Alışveriş için markete gittiğimizde araba için 2£, aldıklarımızı poşetlemek içinde her poşete 3 cent istediler. Durum gerçekten vahim. Yardımlarınızı 4486 675 nolu hesaba yatırabilirsiniz. Ayrıca tüm katkıların bir dönüşü olacağını da hatırlatmak isterim. Belçika’da hava bir gün güneşli, bir gün soğuk ve sisli. Henüz kar ve yağmurla karşılaşmadık. Karlar altındaki ülkeme sevgiler. Kar tatilinin tadını çıkarın ;)