İlk haftamı tüm yabancı öğrencilerle birlikte geçirdim. İlk gün keyifliydi sadece hi! See u later demek yetiyordu, sonrası tam bir komedi.
Terminal filmindeki Tom Hanks’in oynadığı karakterden farkım yoktu diyebilirim :P Tüm hafta boyunca rehberle birlikte Leuven’i gezdik. Soğuk havada akşama kadar gezinti yapmak pek keyif verici değildi açıkçası.
%90 ı öğrenci olan tarihi şehir Leuven’de saat 18:00’de tüm dükkanlar, mağazalar, marketler, lokantalar kapanıyor ve hayat barlarda devam ediyor.Bunu ilk akşam yemeği için dışarı çıktığımızda anladık. Yemek yiyebileceğimiz tek yer dahi yoktu. Aç kalınca ah memleketim, ülkem dediğim özlem içeren cümleler kurmaya başlamıştım bile…
İlk dikkatimi çekenlerden biriside trafik oldu. Karşıdan karşıya geçerken (yaya geçidini kullanmak şartıyla) arabalar ne kadar hızla gelirse gelsin hemen durup yayaların geçmesini bekliyorlar. Hiç alışkın olmadığım bu durum şimdilik çok keyif verici fakat Türkiye’ye döndüğümde bir trafik kazasına kurban gitmem an meselesi olabilir. Diğer önemli bir noktada burada her şey aşırı pahalı. Türkiye’de 1 haftada harcıyacağınız parayı burada 1 günde harcayabilirsiniz. Alışveriş için markete gittiğimizde araba için 2£, aldıklarımızı poşetlemek içinde her poşete 3 cent istediler. Durum gerçekten vahim. Yardımlarınızı 4486 675 nolu hesaba yatırabilirsiniz. Ayrıca tüm katkıların bir dönüşü olacağını da hatırlatmak isterim. Belçika’da hava bir gün güneşli, bir gün soğuk ve sisli. Henüz kar ve yağmurla karşılaşmadık. Karlar altındaki ülkeme sevgiler. Kar tatilinin tadını çıkarın ;)