10 Haziran 2008 Salı
Türkiye'ye Dönerken
1 Haziran 2008 Pazar
Gezelim Görelim (Amsterdam)
Avrupa'daki son durağım Amsterdam'dı. Grubun kalan son beş üyesi ile geçirdiğim gezi gerçekten çok keyifliydi. Otelimiz şehrin merkezindeydi ve çok konforluydu. :P İki kişilik odayı yine sınırlarımızı zorlayıp beş kişi paylaştık. Bu avrupa seyehatlerim bana çok paylaşımcı olmayı öğretti diyebilirm. :) Müzelerin, kanalların, bisikletlerin ve düzlüğün şehri Amsterdam iliklerine kadar özgür ve özgün bir kent. Hollanda'nın başkenti olmasına rağmen şehirde meclis binası, hükümet, parlamento gibi hiç bir resmi binaya yer yok. Alçak ülke anlamına gelen Natherlands, deniz seviyesinin altında olduğundan batmaması için her yerine kanallar açılmış. Şehre kuşbakışı bakıldığında sanki sular üzerinde yüzüyormuş gibi görünüyor. Amsterdam'a gittiğinizde I Amsterdam kartı almanızı öneririm. Bu kartla birlikte şehri ve birçok müzeyi daha ucuza gezebilirsiniz.Van gogh Museum, Madame Tussaud, Rijk Museum, Rembrant Museum, Extra Cold Cafe, The Amsterdam Dungeon ziyaret edebileceğiniz yerler arasında. Coffee Shop'ları çok ünlü. Buralarda 5 grama kadar hafif uyuşturucu cake, cookies adı altında satılıyormuş. Kentin en eski semtinde bulunan Red Light District/Kırmızı Işık Bölgesi’ndeki dükkanların vitrinlerinde dünyanın her yerinden farklı kadınlar yer alıyor. Kentin en eski iki kanalı boyunca kurulu bölge hayat kadınlarını, uyuşturucu müptelalarını barındırmasıyla öylesine ün yapmış ki Amsterdam’a gidipte burayı görmeden geçemedik. :) Buram buram uyuşturucu kokan sokaklar gençlerin, yaşlıların, ailelerin ziyaret ettiği turistik bir merkez haline gelmiş. Laleleri ile de ünlü bir ülke olması nedeniyle şehrin bir çok yerinde çiçek pazarlarına, botaniklere rastlayabilir ve dilediğiniz renkte lalelerden satın alabiirsiniz. Özgürlükler şehri Amsterdam stres atmak için gidebileceğiniz muhteşem bir şehir. ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)