Gezi programım tüm hızıyla devam ederken bu haftaki durağım Fransa. İlk olarak Eurolines ile 4,5 saat süren iğrenç bir yolculuk geçirdim. Bizim belediye otobüsleri bile bu otobüsün yanında daha konforlu. Neyse kısa sürmesine rağmen yorucu geçen bu yolculuğun ardından işte Paris'teyim. Büyük bir hayal kırıklığı idi şehre ilk ayak basışım. Her yer pislik içerisinde, etrafta zencilerin, arapların cirit attığı, bir türlü bitmek bilmeyen Metro koridorları... Sonunda merkeze ulaştık ve etraftaki güzellikleri gördükçe bütün stresimiz uçup gitti. Şimdide sırada kalacak yer bulmaktaydı. Bir an önce elimizdeki eşyalardan kurtulup gezmeye başlamak istiyorduk ama bu çok kolay olmadı. Merkezde bulduğumuz oteller pek öğrenci bütçesine uyumlu olmasada açlık ve yorgunluğun verdiği bıkkınlıkla şansımızı fazla zorlamadan bi otele yerleştik ve biraz dinlenip kendimizi hemen dışarı attık. Paris'te olmak gerçekten heyecan verici. Her yerde kalabalık turist grupları, fotoğraf çekenler, satıcılar, aşıklar... Bütün Paris'i 2,5 güne sığdırabilmek çok zor olsada sınırlarımızı zorlayıp hiç durmaksızın yürüdük, gezdik. (Günlük metro biletimiz olmasın rağmen :)) Tek ilgimi çekmeyen dünyaca ünlü Louvre Müzesi'ydi. 4 bölümden oluşan müzenin sadece bir bölümünü gezmeye gücümüz yetti. Müzedeki orjinal Monaliza tablosunu görmekse gerçekten büyük şans :P. Cam mekanda koruma altına alınmış olan tabloyu en yakın 2 metre uzaklıktan görebilirsiniz. ( tabi kalabalığı aşıp yaklaşabilirseniz.) Paris'i ayaklarınızın altına almak isterseniz mutlaka Eiffel Kulesi'ne çıkmalısınız. Kuşbakışı Paris'i seyretmek kesinlikle daha büyüleyici . Ama Kuleye çıkmak için en az 1 saat süren sırada beklemeyi göze almalısınız. Ayrıca Seine Nehri'nde bot turu yapmak içinde bir okadar beklemeniz gerekmekte. Ama bu bekleyiş turun sonunda alacağınız keyfe gerçekten değer. ;) Ayrıca Champs-Elysees, Notre Dame görülmesi gereken, gezdiğim diğer yerler arasında. Gündüzü ile gecesi ile büyüleyici güzellikteki Paris gezimde böylece sona erdi. Yeni yerlerde, yeniden görüşmek üzere...4 Mayıs 2008 Pazar
Gezelim Görelim (Paris)
Gezi programım tüm hızıyla devam ederken bu haftaki durağım Fransa. İlk olarak Eurolines ile 4,5 saat süren iğrenç bir yolculuk geçirdim. Bizim belediye otobüsleri bile bu otobüsün yanında daha konforlu. Neyse kısa sürmesine rağmen yorucu geçen bu yolculuğun ardından işte Paris'teyim. Büyük bir hayal kırıklığı idi şehre ilk ayak basışım. Her yer pislik içerisinde, etrafta zencilerin, arapların cirit attığı, bir türlü bitmek bilmeyen Metro koridorları... Sonunda merkeze ulaştık ve etraftaki güzellikleri gördükçe bütün stresimiz uçup gitti. Şimdide sırada kalacak yer bulmaktaydı. Bir an önce elimizdeki eşyalardan kurtulup gezmeye başlamak istiyorduk ama bu çok kolay olmadı. Merkezde bulduğumuz oteller pek öğrenci bütçesine uyumlu olmasada açlık ve yorgunluğun verdiği bıkkınlıkla şansımızı fazla zorlamadan bi otele yerleştik ve biraz dinlenip kendimizi hemen dışarı attık. Paris'te olmak gerçekten heyecan verici. Her yerde kalabalık turist grupları, fotoğraf çekenler, satıcılar, aşıklar... Bütün Paris'i 2,5 güne sığdırabilmek çok zor olsada sınırlarımızı zorlayıp hiç durmaksızın yürüdük, gezdik. (Günlük metro biletimiz olmasın rağmen :)) Tek ilgimi çekmeyen dünyaca ünlü Louvre Müzesi'ydi. 4 bölümden oluşan müzenin sadece bir bölümünü gezmeye gücümüz yetti. Müzedeki orjinal Monaliza tablosunu görmekse gerçekten büyük şans :P. Cam mekanda koruma altına alınmış olan tabloyu en yakın 2 metre uzaklıktan görebilirsiniz. ( tabi kalabalığı aşıp yaklaşabilirseniz.) Paris'i ayaklarınızın altına almak isterseniz mutlaka Eiffel Kulesi'ne çıkmalısınız. Kuşbakışı Paris'i seyretmek kesinlikle daha büyüleyici . Ama Kuleye çıkmak için en az 1 saat süren sırada beklemeyi göze almalısınız. Ayrıca Seine Nehri'nde bot turu yapmak içinde bir okadar beklemeniz gerekmekte. Ama bu bekleyiş turun sonunda alacağınız keyfe gerçekten değer. ;) Ayrıca Champs-Elysees, Notre Dame görülmesi gereken, gezdiğim diğer yerler arasında. Gündüzü ile gecesi ile büyüleyici güzellikteki Paris gezimde böylece sona erdi. Yeni yerlerde, yeniden görüşmek üzere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)