21 Şubat 2008 Perşembe

UZ Gasthuisberg Hastanesi

Klinik stajıma Avrupa’nın en büyük hastanesi olduğunu öğrendiğim Gasthuisberg Hastenesinin üroloji servisinde başladım..Stajın ilk gününde hastanede kaybolmam pekte şaşırtıcı değildir sanırım. Zaten bu günlerde biryerlerde kaybolmak benim için çok sıradan olmaya başladı.
Belçika’da hastabakıcıların olmadığını, hastalara tüm bakımı hemşirelerin verdiğini daha önceden öğrenmiştim fakat bu kadar yorucu olabileceğini tahmin etmemiştim. Türkiye’de hastaneye 8,5 ta zor yetişirken burada tam 7 de hastanede olmak zorundayım. Öğle molası 1,5 saat yetermi diye feryat ederken şimdi sadece 45 dakikam var :( Gezmek niyetiyle geldiğim yerde çalışmaktan yorgun düşüyorum diyebilirim. :( Güzel yanlarından da bahsetmek isterim ki bu hastanede malzeme sıkıntısı yok, hasta odaları en fazla iki kişilik, hemşireler gereken her türlü bakımı hastalara rahatlıkla sağlayabilmekte ve hemşire,doktor,hasta ilişkisi çok güzel. Ayrıca Belçika’da bayan hemşireler kadar erkek hemşireler de görev almakta. Farkı farkedince neden bizde aynı şartlarda çalışamıyoruz ya da hastanelerde aynı ilgi ve bakımı alamıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Umarım ülkemdeki sağlık alanında yapılan yenilikler hem hastaların hem de hemşire olarak kendi haklarımızın daha iyi korunabilmesi ve koşulların iyileştirilmesi adına faydalı olur. Sağlıklı kalın…

7 yorum:

  1. iki ülke arasında büyük uçurumlar var maalesef.Anlayış farklı , dil farklı,kültür farklı,felsefe farklı vs.
    Ama değişmeyen sabit bir şey varsa oda hayatı daha yaşanabilir kılmaya çalışmamızdır.Avrupanın sağlık konusunda ne yaptığı zaten ortada fakat bizim sağlık sistemimizde bunu söylemek mümkün değil.Hakları sömürülen personeller , müşteri gibi görülen hastalar.
    Bide senin dediğin o personel ilişkileri orada çok güzel dimi, ama burada nasıl olduğunu biliyorsun.
    Sana kolay gelsin sevil :)
    yeni yazılarını bekliyoruz.

    Mehmet ZEKA

    YanıtlaSil
  2. Sevilcim hastanede sen gittiğinden beri partiler var hastalar pek sevinmiş:) pek anlam veremedim ama sanırım elin pek hafif ya ondan:) (kolum kangren olacaktı hani bikeresinde de) neyse canım üzüldüm oradaki hastalaara ama Allahtan hastane büyük aynı hastaya 2. kez denk gelmezdin:) hadi sevilim göreyim seni parçala damarlarıııııııııı :)

    (kız yoksa seni devletmi gönderdi gizli bir görev mi aldın. Belçikayı içten çökertmek gibi.. hahahaha..)

    YanıtlaSil
  3. Sende katıl partilere Elifcim eksik kalma. İnşallah Sevil şu iğnemi yap dediğin günleri görmem caniiim. Hem benim elim ağır bile olsa tatlı dilim güzel yüzüm yetiyo yahu! Yanlış bile yapsam gülümsüyolar.(içlerinden geçeni bilemem tabi) hahaha...

    YanıtlaSil
  4. Merhaba sevil. Every day I check your blog to see if you wrote something. And then i try to read but i don´t understand anything. But it's nice to look at the pictures. So please wrıte more! Thank you. :-) Bye

    YanıtlaSil
  5. owww sevil.. yabancılarda mı yorum yazıyor :) Sanırım ingilizceyi öğrenemedin tüm belçikaya türkçe öğretiyorlar :D :D
    who is he? :P

    hi Stoffel :) i am sevils sister..

    YanıtlaSil
  6. sevilim benim blogun çook gsl olmus
    daha öncede girmiştim ama yorum yasamamıstım
    bizim ülkenin uluslarası düzeye gelmesi için daha cok yol katetmesi lasım
    bi kere mecliste birileri olmalı
    nese ben meclise geceyim sizde için püf noktalarını ögrenin yaparız bişiler:p mucukss kib

    YanıtlaSil
  7. yakısır arkadasıma hemsirelik ne gusel olmus bak yaban ellerde elin gavurlarının yanında bur güneş gibi parlıyor :)tuncay

    YanıtlaSil